Cuma, Aralık 29, 2017


Osmanlı denince aklımıza ne geliyor ?
Ne hissediyoruz ? İçimizden ne söylemek geliyor ? 

  Yaşamak! dibine kadar osmanlıyı yaşamak isterdim. Osmanlıda doğmak ve yaşamak osmanlı denince sadece bu geliyor benim aklım,  nedenmi?

Bu yazıyı okuduktan sonra gözlerinizi kapatın ve hayal alemine dalın, ve hissedin.
Göz kapaklarını kapatınca bir sokakta buluyorsun kendini,  sabah namazı için camiye gidip daha sonra birbirleriyle selamlaştıktan sonra birer birer dükkanlarını açan tevazu sahibi esnaflar ile dolu, ahşaptan küçük bir o kadarda güzel görünen evler var etrafında Ve saygılı insanlar
Birbirleri için yardım etmeyi bir heyecanla yapan hâlim sahibi insanlar
Kötülüğün bir saniye bile barınmadığı korkmadan her bir insana güven duyarak geçebileceğin sokaklar.

Çiçeklerin en değer verildiği ve anlam yüklendiği zamandasın. Evlerin pencerelerine baktığınızda kimin evinde hasta kimin evinde bekar kız olduğunu anlayabileceğin sarı ve kırmızı çiçekler ve diğer anlamlı çiçekler ile dolu penceler var karşında.
Yürüyorsun, Ahşap evin önünden geçiyorken kapısında küçük ve büyük tokmakların olduğunu fark ediyorsun. Büyük tokmak erkeğin küçük tokmak kadının habercisidir. Şaşırıyorsun. Ne büyük incelik...

Yürümeye devam ediyorsun. Muhabbetleri hep hak olan ilim sahibi dedelerin oturduğu bir meclise denk geliyorsun şuurlanıp devam ediyorsun yürümeye... hemen yanında ilim fışkıran nurlu küçük yüzleri görüyorsun. Koşuşturuyorlar karşında, çocukların  "göz bebeği" misali gibi korunduğu zamandasın. Güven duyuyorsun her adımında..
Yürümeye devam, yine yerden bir evin önünden geçerken seni bir kimse davet ediyor. tanımıyorsun ama misafir olmanı itiyor davet ediyor seni evine,
İçeriye giriyorsun, ve seni selamlayan insanlar var karşında biri daha var ama o da misafir gibi size kahve ve su uzatıyor evin sahibi, yanındaki misafir önce suyu alıyor, sessizce kalkıyor ev sahibi sofra kurup size ikram ediyor. Bilmiyorsun ki önce suyu alman aç olduğun anlamını veriyor ev sahibine,
Hafif bir tebessüm alıveriyor yüzün mutlu oluyorsun ve çıkıyorsun evden ,

sokaklar hafif kararmış ama korku yok içinde güvenle yürüyorsun . Sokaklarda bir ses duyuyorsun . Seni huzura götüren ama birde bakmışsın etrafında hiçkimse kalmamış, aceleyle bütün meşguliyetlerini bir kenara bırakıp caminin yolunu tutan insanlar, seni şaşırtan asıl dükkanlarının kapılarını yarı açık bırakıp gitmeleriydi. Güven ve huzur içinde sokaktan çıkıyorsun. İşte evet ben tam böyle bir sokakta yaşamak istiyorum...

Perşembe, Aralık 28, 2017

PEYGAMBER EFENDİMİZLE ASHÂBININ MUHTAÇLARA YARDIMA DÜŞKÜNLÜKLERİ



Tirmizi anlatıyor;

* adamın biri peygamber (sav)'e gelip yardım dileğinde bulundu. Peygamber efendimiz ona az bir yardım da bulunduktan sonra :

- sana şimdilik bundan fazla yardım edebilecek güçte değilim. Fakat git, sana ne lazımsa benim adıma satın al. ALLAH bana verdiği zaman senin borcunu ben ödeyeceğim. 

Ömer r.a :

- Ya Rasulallah! Ona verebildiğini verdin. Cenab-ı ALLAH sana, gücünün yetmediği bir şeyi teklif etmemiştir, dedi.

Ömerin bu sözünün Peygamber efendimizin hoşuna gitmediğini sezen Ensar'dan bir zat:

- Ya Rasulallah! Ver. Cenab-ı ALLAH seni hiç bir zaman darda bırakmayacaktır. Dedi.

Bunun üzerine Peygamber efendimizin yüzünde bir sevinç alameti belirip gülümsedi ve :

- İşte ben bununla emronulmuşumdur,dedi.
_________________________________________

Yolundan gittiğimiz Peygamberimiz ne güzel insandı ki, elinde henüz olmamış birşeyi bile kendi için düşünmeden başkalarına vermeyi arzuluyor. Az verdim çok verdim demeden yardımlarda bulunuyor. O güzel insanlar bizim için birer örnektir ki hiçbir sözleri, fiilleri boşuna değil....

Çarşamba, Aralık 27, 2017

Kış çayı
Resim pek de kışı hatırlatmasa da bu fotoğrafı kullanmayı çok istedim.

Kış aylarında içimizi ısıtan içecekler içmeyi çok severiz. Aslında pek aramız olmasa da bitki çaylarıyla inkar etmemek lazım çok faydaları oluyor." Ama ben çok severim bitki çaylarını" Bide hastalık yavaş yavaş kendini gösterdimi ilk iş bitki çaylarına başvurmak olsa gerek. Ben hep öyle yaparım. Hastalık gelmeye başladımı hemen hazırlıklara başlarım:) bu yazımda da siz hastalandığınızda kolayca yapıp afiyetle içeceğiniz bitki çayı tarifi vericem. Ama bu çayda burnunuzu tıkamanıza gerek kalmayacak kadar yumuşak bir tadı var. Kokusuda muhteşem:)
Çoğunuz biliyorsunuzdur, ada çayını ama ben sadece ada çayı yapmakla kalmıyacam içini birkaç farklı bitki/baharat ile zenginleştirecem. Hadi başlayalım:)

1 kişilik için ada çayı tarifi:

● 1 tatlı kaşığı ada çayı
● 1 bardak su
● 11 tane çerekotu
● 3 tane karanfil
● ince bir dilim zencefil

1 su bardağı suyu kaynatalım. Kaynarken içine karanfili, çerekotunu, zencefili atıyoruz. Bir taşım kaynadıktan sonra altını kapatıyoruz. Sonra ada çayını ekliyoruz."burda önemli olan suyun altını kapattıktan sonra ada çayı ilave etmek aman kaynarken veya ada çayını attıktan sonra biraz daha kaynatayım. Demeyin."sonra sadece 2 dk bekleyip süzün. Şifasını tam olarak görmek için bal, şeker vs. Katmayın. Aslında limon konulmasıda şifa bakımından önerilmiyor ama ben limonlu içiyorum. Sizin isteğinize bağlı.

İnşALLAH şifa bulursunuz.

Afiyet olsun:)))))

Salı, Aralık 26, 2017

Bisiklet

Salı, Aralık 26, 2017 16 Comments
Bisiklet

Bisikleti sevmeyenimiz yoktur herhalde. spor yapmanın en güzel en eğlencelisidir. Hani bazı şeyler özel gelir onlar bir yanadır ya işte bisikletler de benim için öyle hele birde eski bisikletler beni daha çok cezp ediyor. Herhalde biraz daha büyük olsaydım eski zaman bisikletlerini saklardım. Koleksiyon gibi bir şey olurdu. Vaktim de bol olsa her gün bisiklet ile ormanda gezmek isterim. Ama maalesef  o kadar vakit bende yok. Şehir sokaklarında bisiklet sürmek, ormanda bisiklet sürmek kadar tad vermiyor. Haaa eğer şehir sokakları koca koca binaların arasında, sokaklarında çöpleri çiğneyerek arabalardan korka korka sürmek değilde yine kendini nostaljinin tam göbeğinde hissedeceğin yerlerse mesela istanbulun eski sokaklarında sürmek, küçük mavi pencereli evlerin arasında gezmek, küçük köylerin sokaklarında hem çocuklara bakarak hemde etrafındaki yeşil yeşil otlara dahi bakarak, nostalji kokan kafeleri tek tek görüp hangisinde durup içsem diyeceğin yerlerse o zaman tabiki de gezerim. Böyle güzel yerlerde sürmeyi kim istemez değil mi?
    Önünde sepeti içinde çiçeği arkasında küçük yine bir sepet ve içi dolu çiçekler sarı renkli bisikletim olsun isterdim doğrusu:))
İşteee bu istediğim buuuu arkasında bi sepeti eksik onuda hallederiz sorun değil:) ama bu çok şirin artık bununla ilgili bir dıy yapsam çok iyi olucak istediğim bisiklet 😍
Bu bisikleti de biraz gezinirken karşıma çıktı görmemiştim bunu ama sanki postacının bisikleti gibi bişey  o havası var farklıymış. Çok hoşuma gitti😍
Bu tarz bisikletlerde bir ayrı görünüyor bana bakkalımızın böyle bisikleti var. Nerden buldu acaba alsammı ondan :)
Bu bende olsaydı şüphesiz yanıma yeğenimi alırdım. Ne gezmelere çıkardık ne eğlenirdik:))
 Şimdiki bisikletler çok itici geliyor bana  hiçbir cazibesi yok konforlumu? tabiki de bir bisiklet ne kadar konforlu olabilirse o kadar işte...
Aslında daha neler var nelerde birgün bunaların hepsini bulucam!;))))


Pazartesi, Aralık 25, 2017

ÇANAKKALE

1. Çanakkale şehitlik anıtı

Hiç şüphesiz çanakkalede görmeniz gereken bir yer. Farklı bir atmosferi var. Her baktığınızda nereden geldiğimizi kimin torunları olduğumuzu hatırlamanın en güzel yoludur çanakkale 

2.Gökçeada

Türkiye'nin en büyük adasını ziyaret etmek istemezmisiniz? Büyüklüğü kadar tarihi geçmişide var bu adanın tarihten izlerle bir dibek kahvesi ne güzel gider ama :) " dibek kahvesinin yumuşak bir tadı var tavsiye ederim:)

3. Kaz dağları "ayazma"

Muhteşem bir doğallık, temiz oksijen bolluğu dağ bisikleti kullanmayı seviyorsanız veya hep bir hayaliniz varsa mutlaka motorunuzu da alıp gitmelisiniz. Biraz da dinlenmek için ayazma'ya geçip dinlenin daha sonra maceraya kaldığı yerden devam:)))

4. Sörf 

Waovvv sörf tutkusu olan her insanın uğrak yeri bence her türlü sörfün tadını çıkartmak için gitmelisiniz. Sörfü öğrenmek için gittiğinizde sahil şeridinde okullara rastlamanız mümkün. "yaz ayı için öneri" sörfü söylemeden çanakkaleyi geçmek istemedim:))

5.  Aynalı çarşı

Çanakkale türküsünden bir aşinalık var.
Aynalı çarşı kültürel ve geleneksel eşyalar bulunuyor. Aynalı çarşıya girdiğinizde mutlaka içiniz huzur dolup her bir yerine baktığınızda iyi ki gelmişim dediğiniz bir yer olacaktır. Çanakkaleyi hatırlatan mükemmel hediyelik eşyaları var. Çannakaleden ayrılsanız bile aldığınız eşyalara baktıkça hatırlamanız mümkün.

6. Parion antik kenti

Buram buram tarih kokan şehrimiz ilk çağlardan beri kendinde barındırdığı turistlerin akın ettiği antik kent. Çanakkale'de yaşan insanların her zaman uğrayabileceği harika bir yer.

7. Truva

Çanakkale şehir merkezinde bulunuyor.
Gündüz vakti bir ayrı akşam vakti bir ayrı görkemli duruyor. Ama ben akşam görmenizi tavsiye ediyorum.

8. Çimenlik kalesi

Bir diğer adıyla kale-i sultaniye
Gece ışık düzenleriyle harika görünüyor. Kilitbahir kalesinin karşısında her ikisinde gelmişken uğrayın bu fırsatı kaçırmayın. Avlusu yemyeşil ve toplarla donatılmış.

9. Çanakkale kordon

Ama burası başka kordon sakin sakin
Kordonda yürümek ve karşısındaki şirin kafelerde çayınızı yudumlamak muhteşem ötesi yaz ayında uğramayı planlıyorsanız mutlaka dondurma yemeden ayrılmayın.

10. Dardanos

Buraya gitmedim. Ama oldukça beğenilen bir yermiş. Otostopa alışmış iseniz kolaylıkla ulaşabilirsiniz. hatta bahar şenlikleri burada yapılıyor.

Cumartesi, Aralık 23, 2017

Hayâtü's-Sahâbe
Yazarı: allâme şeyh muhammed yusuf kândehlevi
Çeviri: ahmet meylânî

Yazının açıklama kısmını okumadan direk kıssa'ya gitmek için kırmızı renkten itibaren okuyun:)

Selamünaleyküm 
Bugün farklı bir konuya başlıyorum.
Yeni konular açmayı çok seviyorum. Ve hepimizin ihtiyacı olduğunu düşündüğüm peygamberimiz (sav) yolundan gittiğimizi ve o yolda kimlerin peygamberimiz'e (sav) yoldaşlık ettiğini öğrenmemiz gerektiğini düşündüm. 
Sahabe-i kiram'ın yaşadıkları hayatı merak ediyormusunuz? Şahsen ben çok merak ederim. Ve o güzel insanların hayatlarını okurken sanki o anları yaşıyor gibi oluyorum ve bu çok güzel bir duygu sizinde bu duyguya sahip olmanızı çok isterim. Kıssadan hisse gibi her yazımda bir sahabenin hayatından yaşadığı bir olayı yazıcam. 
Bahsettiğim bu kitap 4. Cilt den oluşmaktadır. Aslında 1. Cilt den başlamaktı niyetim ama ramazan'da köyümüze götürmüşüm okumak için o yüzden 2. Cilt den başlayacam. Kusuruma bakmayın.

İlk olarak peygamberimiz'in (sav) yanından hiç ayrılmamış ve çokça yardımda bulunan insanların en yiğidi hz. EbuBekir'in yiğitliği ile ilgili bir hikaye anlatıcam.

Bir gün ali r.a :
- Ey Nas"halk,insanlar demektir." insanların en yiğidi kimdir, biliyormusun? Diye sorar.

- Ey müminlerin emiri, sensin dediler.

Bunun üzerine hz Ali r.a:
- Ben kiminle dövüşmüş isem hakkımı tam olarak o kimseden almışımdır. Siz bana insanların en yiğidi kimdir, onu söyleyin, dedi." Oysaki hz. Ali oldukça yiğit bir insandı. Birçok gazalarda kahramanlığı ile ön planda dururdu ama kahraman olduğu kadar mütevazi imiş."
İnsanlar:
- Öyleyse biz bilmiyoruz,sen söyle bize kimdir bu yiğit? Dediler

Hz. Ali r.a :
EbuBekir'dir. Bedir gününde peygamberimizi (sav) korumak için bir çadır yaptık. Ve onu müşriklerden korumak için başında duracak adam aradık. ALLAH'a yemin ederim ki! Bu işe kimse yanaşmadı. Ama EbuBekir r.a kılıcını çekip Allah'ın peygamberi'nin (sav) başucunda bekledi. Müşriklerden kim ona yanaşırsa kılıcı ile hemen onun tepesine inerdi. İşte insanların en yiğidi o'dur. 😌




o da neymiş#5

Ananaslı çilek?

Hollanda'da çiftçiler tarafından yetiştirilen bu acayip meyve çilek görünümlü ananaslı bir şey tadı nasıldır orası biraz karışık. bir aralar Amerika'da tükenmek üzereyken tekrar Hollandalılar tarafından üretime geçmiş ismi de kendi kadar tuhaf  "pineberry" starwberry ile pineapple karışımı ,meyvede olduğu gibi ismini de birbirine geçirmişler oldukça tuhaf bir meyve.



Bukalemun
1. o da neymiş'den daha tuhaf olmasın kendi kadar dilini uzatabiliyormuş. zaten dilleri ve renkleri ile ünlü bir hayvan ama dili kendi boyutu kadar uzadığını ilk defa duydum. kaçırmayayım dedim.


Kunduzlar
dişleri sürekli uzuyormuş. dişlerinin boyunu sabit tutmak için ağaçlarda dişlerini törpülermiş.

Karınca değirmeni
biliyoruz ki karıncalar hep sürü halindedirler. ama bazıları kör olarak sürüde bulunuyorlar. yollarını kaybetmemek için diğer arkadaşlarından feromen kokusu izini takip ederler. ama bazıları bu kokuyu takip etmeyi başaramıyorlar. yollarını karıştırdıkları için saatlerce yürüp yorgunluktan ölebiliyorlar.

el sıkışmak
 çok eskilerde adamlar silahlarını sağ elleri ile kullanıyorlarmış. ve düşman olmadıklarını belli etmek amacıyla sağ ellerini uzatırlarmış bunun üzerine karşı tarafta dost olduğunu göstermek için oda sağ elini uzatır tokalaşırlarmış.

battaniye ahtapotu
ilk defa duydum battaniye ahtapotu ismini ama şimdi okuyacağınız daha ilginç dişi b. ahtapot erkek b. ahtopottan 40.000 kat daha büyüktür. ????

peynir ve bitter çikolata aşkına bağlımlılık haline gelen bu ikili penir vazgeçilmezimdir de benim.
her ikiside dişlerin çürümesini önlermiş ama paranteze alayım hemen "bitter çikolata" önlüyor. yanlış anlayıp sabah akşam çikolata yemeyin sonra dişleriniz çürürde beni sorumlu tutmayın emi :)))

yıldızlar
gökyüzünü süsleyen güzel yıldızlar bütün plajlardaki kum tanelerinden daha fazladır bizi mest etmelerindede var bişey canım:))

en çok hangisi ilginç? yorumlara bekliyorum.

Cuma, Aralık 22, 2017



Teşekkür etmek dünya'daki en büyük erdemlerden biridir. Ne kadar teşekkür o kadar samimiyet ve mutluluk..
İnsanlar kendilerine teşekkür edilmesini çok sever ama o kadar değeri bilinmiyor saklı bir yerlerde mutluluğunu yaşıyoruz farkında değiliz. Küçük bir çocuktan bile teşekkür ettiğini duyduğumuzda yüzümüzdeki tebessüm masum çocuğun bile bize minnet kar olduğu anlatıyor. Sizce teşekkür almak mı teşekkür etmek mi? Bana sorsanız teşekkür etmek teşekkür almaktan daha iyidir bir insan için. Teşekkür ederseniz teşekkür edilmeye layık olursunuz değil mi? Bir insana yardım ettiğinizde veya yardım aldığınızda  teşekkür alıp vermek karşınızdaki insana karşı olan samimiyetiniz ve değerinizi ölçmüş olursunuz. Aynı şekilde size teşekkür eden bir insanın değeri sizin için farklıdır çünkü samimidir içtenlik vardır ortada. böyle insanları yanınızdan ayırmak dahi istemezsiniz. Naiflik,zariflik vardır kelimelerinde. teşekkür eden insan hep kazançlıdır. Hem bu dünyada hemde ahirette nedenmi? Çünkü bu dünyada insanlar tarafından sevilir ve sayılır. Sözleri hep değerlidir. Hep anlayışla karşılanır hele ki teşekkürüne içtenlik katan insanlar bir ayrıdır yerleri.
Ahirette ise iyilik peşinde oldukları için insanların hep iyiliğini düşünüp ve onlara karşı değer verdiklerini gösterdikleri için insanlara karşı zarif oldukları için ahirette de hoş karşılanırlar. Size birde hadisi şerif'den  örnek vermek istiyorum"teşekkür etmeyen şükretmeyi bilmez. Kim kendisine yapılan iyiliğe karşı cezâkellahu hayran "allah sana hayırlı mükafat versin" derse teşekkürü en mükemmel şekilde yapmış olur" çok doğru insanlara karşı teşekkür etmeyen allah'a karşı nasıl şükretsin. Aslında oldukça fazla şey yazdım teşekkür konusunda ama ne yapayım başladım mı yazmaya dur durak bilmiyorum. Velhasıl teşekkürü hayatımızın bir parçası haline getirmek gerek.

             Yazımı okuduğunuz için
                  Teşekkür ederim:)

Pazartesi, Aralık 18, 2017

BURSA 

Yeşilliklerin arasında mutluluğu ve huzuru dibine kadar yaşamak'tır bursa

1. Ulu camii
İster turist olsun ister yerlisi olsun muhakkak görüp te hayran kalmamış kimse yoktur. Namaz kılmayanı ikna edici turistleri büyüleyici bir atmosferi var. 

2. Teleferik
Bursa'yı kuşbaşı seyretmek istiyorsanız gelmişken teleferiği es geçmeyin. Her defasında aynı heyecanı yakaladığınız mükemmel bir manzara.

3. Türbeler
bir şehre seyahate geldiyseniz mutlaka türbelere gitmelisiniz. Tarihi seven insanları cezp edecek türbeler ve mekanlar var. Güzelliklerle ve tarihle iç içe olmak ayrı bir huzur.

4. Uludağ
Kime sorsanız en iyi kayak merkezi neresi diye şüphesiz uludağ derler. Kayak yapmaktan daha fazlası tadını çıkarın. Pahalı olması dezavantaj olsa bile değer diye düşünüyorum.

5. Tophane 
Eğer fotoğraf çekmeyi seviyorsanız sizin için mükemmel karelerin bulunduğu tophane'ye davet ediyorum.
Ramazan ayında tophane'de olmak da bir ayrıcalıktır. Ayrıca saltanat kapısında'da kendinizi gururlu hissedip ondan sonra yolunuza devam edin derim.

6. Koza han
Çarşıya gitmek için çıktıysanız sizi Kozahan'a bekleriz huzurlu ortamında çay içmek istiyorsanız mutlak uğramanız gereken yerler arasındadır.
                   
7. Suuçtu şelalesi
Doğal güzellikleri de görmeden gitmeyelim değil mi? Mutlaka uğrayıp içinize doğanın kokusunu çekmeden gitmeyin. 

8. Cumhuriyet caddesi
Birçok merkezi yerin ortasında bulunan cumhuriyet caddesi nostalji kokan tramvay'ı ile tarihe gidip gelmenizi sağlayacaktır.


9. Yeşil yeşil
Bursa denince akla yeşil ortamı havası geliyor. Tertemiz parkları her tarafta çiçeklerin olması ayrıcalıklı yapmasıdır eğer uzun süre kalmaktan yanaysanız piknik için yeşilliklerin arasına dalın.

10. Kafkas
Kafkas'ta kestane yemeden bu seyahati bitirmeyin yoksa çook pişman olursunuz. Enfes bir lezzet. 



Pazar, Aralık 17, 2017

RİZE

yeni konu başlığı ile yeni bir seriye başlıyorum. Seyahat etmek için hangi şehre gideceğinizi bilmiyorsanız seyahatten önce yazılarımı okumanızı tavsiye ediyorum her şehir için 10 bilgi ile hangi şehre gideceğinize kolaylıkla karar verin. 

İlk şehrim en çok sevdiğim ve bir daha gitmek istediğim hatta orada yaşamayı bile düşündüğüm rize'den bahsedeceğim.

1. Temiz hava
Rize'in kendine has bir havası var içimizi temizleyen miss bir hava. İlk maddem temiz hava olmasının sebebi insanların fabrikaların kirlettiği havalardan arınmaya çok ihtiyacı var ve havası en güzel olanların arasından seçmem bundan dolayı oldu.


2. İnsanları
Kesinlikle çok cana yakınlar evet biraz inatçı ruhları var ama mutlu olmanız için ayadığınız bütün özellikler onlarda var. Şiveleri ve akıcı konuları başlarından geçen hikayelerle sohbetin dibine vurursunuz.

3. Yaylaları
Eğer rize'ye gidiyorsan yaylaları görmeden geri dönmen saçmalık olurdu. Yaylalarının eşi benzeri yok ayder yaylası favorim diyebilirim. oradaki köy evlerinde konaklama imkanınız olması büyük avantaj. Huzur ne demek olduğunu anlayacaksınız:) hafiften sis başlayınca kendinizi bambaşka bir yerde hissedersiniz ve bu duygu muhteşem.

4. Rize kalesi
Bu kaleye gidip bütün şehri ayaklarınızın altına almaya ne dersiniz? Kesinlikle hayır demem yukarısında bulunan çay bahçelerinde çayınızı yudumlarken manzaranın keyfini çıkarabilirsiniz.

5. Sütlaç
En iyisini yemektir. rize'de tanıdıklarım söylerdi çok güzel olduğunu gerçekten çok güzel oluyormuş üzeri kıvamında kızarmış nerede yerseniz en tatlısını yersiniz :)

6. Fırtına deresi
Rizeye gitmişken mutlaka uğramanız gereken bir yerdir. Hele ki maceraperest biriyseniz sizi hiç tutmayalım önce zipline yapıp ardından birde raftinge yapmak harika bir şey olurdu.

7. Çay
Çayın güzeli rize'de içilir bunu hepimiz biliyoruz ama hiç emekleriniz sonucunda kendi topladığınız çayı içtiniz mi? Öylesi daha güzel oluyor çay bahçelerinden topladığınız taze çaylardan çay yapmak ve manzaraya bakıp bir güzel "oh" demek lazım.

8. Muhlama
Eğer sabah erken vakitte rize'ye uğradıysanız hemen kahvaltı yapmalısınız hele de kahvaltınızda muhlama varsa muhteşem bir yiyecek donatılsın kahvaltınız organik kahvaltılıklarla ve siz manzara eşliğinde kahvaltınızı yapın.

9. Festival
Birde festivale denk geldiyseniz sakın kaçırmayın girdiniz mi yayla festivalinin içine yorulduğunuzu hissetmeden delice eğlenmiş olacaksınız

10. Gürcistan sınırı
Hepimiz yurt dışı seyahatini çok severiz ve fırsat yakaladık mı kaçırmak istemeyiz. Tamda bizleri anlatan bir durum karadenize bölgesine gittiğinizde birde gürcistan'a gidip gezmek daha ne kadar kolay olabilir ki?

10 madde'de size rize'yi anlattım umarım rize ile ilgili planlarınız varsa bu yazdıklarım size güzel bir neden olur..