Pazar, Aralık 16, 2018

Zaman...

Pazar, Aralık 16, 2018 19 Comments

Zaman...

Çok çabuk geçiyor. Hayretle izliyorsun. Daha dün gibi... oysa ki blogta 1 yıldır varım.
İnsan dün yaptığı şeyi yarın istemeyebiliyor. Bir sene içine her şeyi sığdırdım, yaşadım. Çok güldüm, çok ağladım.. yazdım. Sıkıldım. Sinirlendim, sürprizler yaptım. Ve daha nice güzel ve hüzünlü anları bloguma kaydettim. Kocaman bir anı defterim oldu ben fark etmeden. Şimdi şöyle bir baktım da ne çok şey birikmiş.. ben daha 18 yaşındayım. Kendimi olgunlaştırmak için çok güzel bir adım armışım. Şu kısa zamanda bir çok şey katmış blog, komşularım... 20-65 yaşları arasında yüzlerini hiç görmediğim ama aynı duygularda buluştuğum sayısız dostum, ablam, abim oldu. Çok mutluyum. Ama inceden bir hüzün kapladı beni. Çünkü ben, kendimi biliyorum. Duygularımı biliyorum ama bunları size dosdoğru anlatmak çok zor. Dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım. Vedalardan hiç hoşlanmıyorum. Bu kadar güzel anıları bir kenara bırakmak insana çok ağır geliyor. Bir yandan kalmak bir yandan bırakmak istiyorum. Bu sefer sıkılmaktan değil, yetişememekten muzdaribim. Genç olduğumdan olsa gerek. Çok fazla işle uğraşıyorum. Ruhum yorulmuş bunu fark ettim. Ay olmuştur yazmayalı. 1 yaşımı kutlayamadım bile. Bütün samimiyetimle söylüyorum. Girift 1yaşında diye başlık girdim. 2 satır yazabildim ancak. Şu bu derken zaman akıp gitmiş. Maymun iştahlı olmama rağmen  blogu 1 sene ayakta tuttum. Kendime şaşırıyorum.
 Velhasıl uzun bir süre ara vermek istiyorum. Normalde böyle yaptıklarında kızardım içten içe. Anlayamazdım neden bıraktıklarını. Ama bırakılıyormuş... Çok özür dilerim. Lütfen sizde beni anlayın.;)
Buraya kadar sabırla okuduysanız çok teşekkür ederim. Allah’a emanet olun. :)

Pazartesi, Kasım 26, 2018



Ön yargılarınızı bir kenara bırakıp videoyu izleyin. Komik bir sohbet olmuş. Aslında verilen mesaj aile arasındaki muhabbetten bahsediliyor. Bayburtlu saf bir adamın teknoloji ile tanışmasını anlatıyor. Yani öyle güzel bir hikayeden karı koca ilişkisine bağlaması çok hoş olmuş.Normalde bu hocayı dinlemiyordum şans eseri bir arkadaş sosyal medyada paylaşmış orada karşılaştım. Yorumlarınızı bekliyorum.:)))
4.40 dk.

Pazartesi, Kasım 19, 2018

Peygamber efendimiz’in bu dünyada bize ışık olmak için geldiği gün.
Bir çok bereketi yaşadığımız günlerin habercisi olan gün.
Bu günü bol dua ve ibadet ile geçirebilmeyi Rabbim hepimize nasip etsin.
Huzurun gecenin siyahlığına saklandığı vakitlerde ibadetin lezzetini alabilmeyi Rabbim nasip etsin.
Hayırlı kandiller 🌹

Çarşamba, Kasım 14, 2018

Mim gibi bişey :)

Çarşamba, Kasım 14, 2018 12 Comments


Merhaba!!!


  Beni az çok biliyorsunuz..

Bake quiz diye bir sitede arkadaşlar arasında yapılan küçük bir  test. Biri soruları hazırlıyor ve arkadaşlarına sitenin adresini gönderiyor ve arkadaşları sorulara doğru cevap vermeye çalışıyor. Tabii bizler birer komşuyuz. Arkadaşlarım arasında yaptığım testi birde komşularım arasında yapayım dedim. Size şöyle adresi gönderiyorum BAKE QUİZ beni ne kadar tanıyorsunuz bakalım. Eğer testi yani yaparsanız benide etiketlemeyi unutmayın.:))

Testi yapmasını istediğim arkadaşlarım “mimlediklerim”:))

- DEEPTONE

- İMANPOWER

- YILDIZ

- TUĞÇE “öğretmen”

- ÖZLEM

- KÜÇÜK HANIM

Çarşamba, Kasım 07, 2018


Bölümler:
1. Bölüm

Yine bir gün kıran ailesinin evinden deterjan kokusu yayılırken sokaklara, huysuz komşu Danyal amca evinin bahçesinden “yeter artık be! Bıktım şu kokudan.”
Diye bağırdı. Her iki ailede birbirlerinden rahatsız olsalar da, yapacakları hiçbir şey yoktu. Kıran ailesi ne kadar temiz ve düzenli ise bir o kadar Danyal amca pis ve huysuzdu. 
Bazen haftalarca bahçesinden çöpünü atmıyor, pencerelerinde yağmurdan kalma su izleri Handan’ın içini parçalıyordu. Yine birgün  Handan kapısın önüne çıkıp sert bir tavırla “Danyal amca ayıp olmuyor mu? Bizde senin pis çöplerinden, ağaç kenarında biriken yapraklarından rahatsız oluyoruz!” Dedi.

İkili biraz atıştıktan sonra evlerine girdiler. Doğrusu koca kasabada sadece onlar değildi çekişen her komşu birbiriyle kavga ediyordu. Üstelik nasıl oluyorsa hepsinin mantıklı açılamaları vardı birbirlerine. Danyal amca penceresinden kinle karşı evi gözetlerken bir yandan da homurdanıyordu. “Ben size ne yapacağımı biliyorum temiz budalalar! Bakalım benim çöplerim ve yapraklarım sizin evinizde nasıl duracak!” Hiç vakit kaybetmeden eline kürek ve çalı süpürgesini aldı ve bahçedeki bütün yaprakları el arabasına doldurdu. Handan tesadüfen görüverdi Danyal amca’yı içinden “bak sen bizim Danyal amca’ya benim sözlerim onu nasıl da dizginledi. Aferin sana!” Dedi. Daha fazla tebrik etmek için kapısın önüne çıkıp “kolay gelsin Danyal amca! Ne çabuk söz dinleyiverdin. Doğrusu beklemiyordum. Şaşırdım. Neyse iyi günler! Dedi ve “umarım hep böyle olursun” diye mırıldandı. Danyal amca birşey söylemedi. Yapacakları onun yerine konuşacaktı zaten kıran ailesi ile. Daha fazla bir şey demesine gerek yoktu. Sinsice arkasından güldü...

 “Sürç-i lisan ettiysek affola..”

Cumartesi, Kasım 03, 2018





sevgili sevgili Deeptone beni mimlemiş. Ufacık gecikme için kusura bakmayın.:)
Teşekkürler deep...


09:00’da alarmın nazik ninni gibi çalmasıyla yarı uyanık bir vaziyette güne başlar.
Artık hafta içi erken kalkmaya alışıldığı için abartıldığı kadar zorlanmaz. Herkesten bir saat önce kalkıp bugün ki haslaması için çalışması gerekiyordu. Bu yüzden hemen suya merhaba diyip, eline kitapları alır ve masasına oturur. Konuları daha öncesinden çalıştığı için şimdi küçük bir tekrar yapar. Saat 10:00’da anne kalkmadan çay suyu konulur. Çay kaynayana kadar ders biraz daha tekrar edilir. Daha sonra kahvaltılıklar hazırlanır. Anne bugün kızına güzel bir kıyak geçer. Hazır kahvaltının ortasına patates kızartır. Hatta daha çabuk pişmesi için patatesleri küp küp doğrar. Yavaştan püf noktayı da vermiş bulunur.:) kızı yaşına başına bakmadan her kurs çıkışı cipse dadandığı için havuç soyacağı ile bir tane patatesi soyar ve kızartır. Kız mutlu olur. Bugün kahvaltıda üst komşusu yani eltisi davetlidir. Ekmekleri biten bu aile eltisinin dışarıdaki işini bitirdikten sonra simit almasını söylerler. Elti ise pekte sıcak olmayan ama taze olan simitleri getirir. Tatlı bir kahvaltı yaparlar. Sonra ev toplanır, temizlenir. Abdest alınır.  Kurs için hazırlık başlar. Yüz bakımı için sadece güneş kremi yeterlidir. Yeğen kızımızı kursa gitmemesi için elinden geleni yapar ama halası ondan bir şekilde kurtulur. Çünkü bugün haslaması vardır. Kursa gider ve haslamayı hocasına verir. Güzel vermiştir. Onun sevinci ile eve gelir. Yeğeninden kaçtığı için vicdanı rahat etmez ve arka bahçede onunla yemek hazır olana kadar oyun oynar. Sonra yemek için eve girerler. Evin babası bugün iş arkadaşlarını dışarda ağırlaması gerektiği için eve geç gelir. Ama yine de yemeğe ulaşır. Yemek yenir ve o gözde büyüyen bulaşığı gelin, görümce yıkar. Evin babası arkadaşını eve davet eder. Arkadaşı ailesi ile gelir. Klasik ev oturması gerçekleşir. Misafir misafiri istemez diye bir söz var. Misafir üstüne birde yan komşu davet edilir. Tatlı dilli bir komşudur. Mutlu mutlu otururlarken kızımız ufaktan sıkılır muhabbetten.:) Arkadaşları ile mesajlaşır. Sonra misafirler gider. Evli evine, köylü köyüne..

Yeğen yine kızımızı bırakmaz ve onunla birlikte evlerine gelmek ister. Halasını bırakmamak için gece vakti salçalı ekmek ister. Hala ya bu kıyamaz ve karnını doyurur. Ama asla halanın yanında yatmaz. Hemen vazgeçer ve annesine gitmek ister. 4. Kattan zemin kata yeğen götürülür ve annesine teslim edilir. Yatak duası yapar veee uyur...

NOT: yarım saat telefona yatakta bakmak gibi birde kötü alışkanlığı vardır bu kızın.:(

Mimledimm:) 
- Beyaz yakalı 
- Özlem 
- Sessiz kaldım 

🍭🍭🍭


Perşembe, Ekim 25, 2018




Aslında bütün bu telaş, bir fâninin ölümü unutmasının hikayesidir..
                                        Huzeyfe Mücahit Osmanoğlu
————————————————————————
 Sabah uyandığım zaman amacım sadece yataktan kalkmak yada yataktan kalkmamak için bahane aramak. Bazı şeyler üzerimize vazife olduğu için kalkmamız gerekiyor. Sıradan hayatın sıradan işleri ile uğraşıyoruz öyle değil mi? İhtiyaçlar istisna “kahvaltı, Çalışmak, yıkanmak, giyinmek vs..”

Çalışmaktan kastım “ekmek parası” onun haricinde çalışıyor muyuz? Veya çalışmak kelimesi bize sadece “” demek mi? 
Hayatımızda günümüzün çoğunu ekmek parası için, tecrübeli olduğumuz konuda, konularda çalışarak geçiriyoruz. Ama hepsini değil. 
Her insan aynı düzeyde yaşamıyor ama her insan aynı kutunun içinde farklı şeyler ile meşgul oluyor. Evet telefona kutu diye hitap ediyorum. Çünkü telefonlar boş bir kutu biz içini ne ile doldurursak onunla doluyor ve bize geri dönüşü doldurduğumuz şeylerin gelişmiş hali ile geri dönüyor. 
Ve biz bir zamandan sonra kutumuzun içine ne doldurduğumuzu önemsemedik. Tıpkı hayatımızı ne ile doldurduğumuzu önemsemediğimiz gibi. Eğer hayatta bana pozitif etki edecek insanlar ile yaşıyorsam onların geri dönüşü yine telefondaki gibi gelişmiş oluyor. 
Çoğu insanın telefonunda ne olduğunu biliyorum. Youtube sağolsun. O kadar güzel şeyler ile doldurmuşlar ki ve ben kendi kendime dedim ki “onların matruşka’dan bir farkı yok!” Neden mi? Çünkü kullandıklar bilgiler onları yarın için hazırlamak yerine, yerlerinde saymayı, bir üst seviyeye geçmek zannettiriyor. 
Bazı insanlar bu söylediklerimin dışında olsalarda, çoğunluk olarak bütün insanlar kutusunun içini boş uğraşlar ile oyalayan uygulamalar ile dolduruyor. Ve sonra geriye baktığım zaman hayatımızın ihtiyaçlar dışında bomboş geçtiğini fark ediyorum. Biraz enerji gelmeli ruhumuza biraz yenilik yada biraz gerçekleri düşünme dürtüsü olmalı.
Bu hayatta yaptığın ve seni bir üst seviyeye taşıdığına inandığın bir şeyi yapmaktan zevk alırken yaptığın şeyin gerçekten seni geliştirip geliştirmediğini kontrol et. Çünkü buna hepimizin ihtiyacı var. Belki de aradığımız gerçek sadece ÖLÜM’dür. 

Salı, Ekim 23, 2018




Kıran ailesi. Çekirdek bir aile. Handan, Karan ve tek çocukları Süel. Küçük bir kasabada, düzen canavarı gibi yaşayan tek aile. İki katlı gayet modern bir evleri var. Handan zeki ama aşırı derecede titiz bir kadın. Düzen takıntısı, bir annede olması gerçekten çok acı verici bir durum. Onunla hayat nasıl geçer bilmiyorum. Bunu en iyi bilen kişi Karan. Ama karısından beter bir kişiliğe sahip. Beş yaşında obsesif kompulsif hastalığı teşhisi konulmuş ve tedavi olmaktan hep kaçmış. Şuanda günde otuz defa ellerini sabunla yıkayan olmadı deterjanla ovuşturan ve her defasında kapının kilitli olup olmadığını kontrol eden bir adam. Çocukluğu bundan farksız. Her zaman diğer çocuklardan farklı olarak büyümüş. Ve bu iki insan ile yaşayan normal bir çocuk. Tabii ne kadar normal olabilirse. Günleri bir diğer gün ile hemen hemen aynı geçiyor. Her gün saat beşte aile ayakta oluyor. Kahvaltı bütün düzeni ve şıklığı ile salondaki masada aileyi bekliyor. Kahvaltı yapıldıktan sonra baba işe çocuk okula gidiyor. Handan ise viladasını ve çeşit çeşit deterjanlarını yanına alıp işe koyuluyor. Hayat onlar için normal olsa da çoğu insan onları tahtasızlar olarak adlandırıyor... 


“Sürç-i lisan ettiysek affola...” 

Pazar, Ekim 07, 2018



1- Bloğunuzda hangi yazınız silinirse üzülürsünüz ?

Her yazımı duygu dolu yazıyorum. Her biri ayrıdır benim için. Aralarından seçmek zor olsa da “köy”
Adlı yazım seçtim. Silinirse, kaybedersem çok üzülürüm. Çünkü içimdeki duygularımı ve yaşadığım ortamı anlattığım için çok samimi geliyor. Evet kendi yazım kendime sonradan okurken çok samimi geldi. :) 
Ben emek sarf ederek yaptığım herşeye değer veriyorum. Eminim ki sizde emek ve sevgiyle hazırladığınız herşeyi seviyorsunuzdur. Bende yazılarımı muhafaza ediyorum. Eğer muhafaza ettiğim yazılarımda bir şekilde kaybolur veya silinirse gerçekten çok üzülürüm.

2- Silinmesi durumunda üzüleceğiniz yazınızın bir kısmını paylaşır mısınız? 

Tabi ki! 

Güne sabah ezanları ile başlanır. Abdest alınır. Namaz kılınır. Kuranı kerim okunur. Eğer varsa inekler , koyunlar onları ziyaret ederler. Yemlerini verip eve dönerler. Daha kahvaltıya çoktur. Malum yeni nesil köy , şehir ayırt etmiyorlar...  bahçedeki maydanozlar , naneler , rokalar günün erken vaktinde sulanır ve güneşe hazırlanırlar. Evvelki günden Hazırlanmış olanlar kırpılır ve tabağa yıkanıp konulur. Eğer köy ekmeği bitmişse evvelden hamur hazırlanır. Hemen tandırda pişirilir. Ekmekler sıcakken köy tereyağı içine sürülüp tepsiye konulur.  evimizin ninesi tavuk kulübesinden sıcak sıcak yumurta toplar sepetine. Billuruna "bardak" suyunu koyar kahvaltısını hazırlar. 



3- Silinmesi durumda üzülüceğiniz yazınızın linkini paylaşır mısınız  ? 

 Paylaştım:) Köy

Not: Her zaman olduğu gibi yine biraz ihmal ettim blogu :) ama komşularımı ve yorumları takip edenler mutlaka görmüşlerdir beni :) sık sık yayınlamasamda buralardayım yani :)

Salı, Eylül 25, 2018

Çook eskiden yaptığım bir animasyon

Merhaba:)

Ne zamandır yazmak istediğim bir konu ama bir türlü fırsat bulamadım. Burçlara karşı hasta bir insan değilim. Öyle her gün günlük burç haftalık veya aylık burçları okuyup günümü burçlara göre yaşamıyorum! Şu gezen bana şöyle mesaj yollamış, bilmem ne yıldız şöyle kaymış, beni etkilemişler ile hiç ilgilenmem. Yani araştırma yapmadım. Beni ilgilendiren tek şey burçların insanlar üzerindeki ahlaki etkileri. Hayatıma giren insanların burçlarını öğrenip araştırma yapmayı çok seviyorum. Tabi onlara doğruluk payının %50 olduğu bilgiler ile yaklaşmıyorum. Sadece biraz araştırmak yapmak güzel oluyor:) Neyse pek bi bilgim olmadığı için uzun uzun yazmayacağım bu sefer siz yazacaksınız “dilerseniz”

Benim burcum “oğlak” Evet biraz ciddiyiz. (Ama çok sabırlı değilimdir). Arkadaş canlısıyız ama biraz  suratsız olabiliriz. Neyse beni boş verin yorumlarda buluşuruz:))