Pazartesi, Ocak 29, 2018

Tatil mi? Antalya!!!

  Bir zamanlar çook küçükken tatil için ailemin beni götürdüğü bir şehir.
Normalde o yaşlarda anılarımı pek hatırlamıyorum, ama orada su kaydıraklarından babamla birlikte kaydığımı filan hatırlıyorum. O gidiş o gidiş başka da Antalya'ya uğramadık, ama belki uğrayanınız olur diye yazmak istiyorum. Aşağı doğru kaydıralım o zaman..

1- Tatil
Eee tabii denizi varsa güzel plajlarıda vardır . Ama diyeceksiniz ki şuan kış ayındayız ne denizi? Ama Antalya'yı anlatıyorsam bunu söylemeden geçemezdim. 

2- Kaleiçi
Nostalji yapmak istiyorsanız sizi kaleiçi'ne alalım.:) köy evleri ama farklı biraz daha içten belkide evleri içten yapan şey minik bahçelerinden bize açılan portakal ve limon ağaçlarının kokusudur. O koku ile konakları , tarihi minareler , kuleleri gezersiniz, ama hala daracık sokakların verdiği huzur içinizde kalır" O huzuru yaşamak isterim."


3- Saklıkent
Kar hasreti çeken kardeşlerim doya doya karın tadını çıkarabileceğiniz bir kayak merkezi .:) eğer sadece karın içine bulanmak isteyenler varsa onlar için çok yakın oteller var. Otelden çıktığınızda sizi karın karşılaması mükemmel olmaz mı?
Ama tabii kayak yapmayı bilmeyenlerimiz de vardır, benim gibi tam da yerinden öğrensek fena olmaz. Kayak okullarında profesyonel kayakçılardan öğrenme imkanımız var.

4- Yanartaş
Türkiye'deki mükemmel doğa harikası!
Ateşin en görkemli olduğu yer. Onu izlerken hem içiniz hem de bedeniniz ısınacak:)Birkaç tavsiye!iyi bir Spor ayakkabı ile gidilip gezilmeli! Çünkü yolları dik yokuşlardan ve iri taşlardan oluşuyor. Ayrıca akşam vaktinde gidilmesi harika görüntüler elde etmenize yardım olacaktır.:)

5-  Gönyük kanyonu
Doğa aşığı bizler için harika bir kanyon.
Galiba buraya da gideceğim.:) zaten doğal olan bir şey kötü olabilir mi ?



6-  Masal parkı
Eğer masallardaki kahramanları aşırı seven çocuklarınız varsa buraya götürerek onlara hayatlarındaki en büyük hediyeyi verin:)

7- Yivliminare Camii
Her şehrin bir camiisin den bahsetmesem olmazdı. Bu güzel eserden de bahsetmeden geçmeyeyim. Tarih içinizi ısıtıyorsa gidin ve görün.:)enteresan bir yapısı var dış kısmında çini desenleri var rengi muhteşem:))

8-  Minicity
Türkiye'deki bütün harika şeylerin minyatürünün bulunduğu ufacık bir şehir.:) harika bir yer " buraya gitmeyi çok istiyorum."

9- Termossos
Mükemmel bir antik kent, çam ağaçlarının sardığı tarihin hiç eskimediği gezilip görülmesi gereken bir yerdir.

10- Damlataş Mağarası
Turizmle ilk tanışan bu mağara sadece görülüp gezilmek için değil bazı hastalıklar için de gidilmesi gereken bir yerdir. Özellikle astım hastalarının rahatlamak için gittikleri söyleniyor. Mağaranın içi çok güzel görünüyor.:)

Cuma, Ocak 26, 2018

Benim çiftlik:)

Hayatım da o kadar çok oyun oynadım ki sayısını hatırlamıyorum. Ama aralarından bazılarını hiç unutmuyorum. " bağımlılık " yapan oyunlar vardır ya hani! İşte bu da onların arasında diyebilirim. Genelde uzun süren oyunları çok severim. Beni az çok biliyorsunuz doğayı çok severim. Bu oyunda da tarla , ağaçlar , hayvanlar filan olunca sardı beni.:)
  Çiftlik oyunlarının da çoğunu oynadım diyebilirim. Çok eskiden bir çiftlik oyunu vardı. "Farmer" Onu hiiiç unutamıyorum. O bi başkaydı:( kapandı maalesef.
  Farmville'de ilk oyunumu 50 level yükseltmiştim. Sonra nasıl olduysa siliniverdi ve ben hesabımı kaybettim. Sonrada sil baştan olunca bana üşengeçlik geldi. Hilelisi varmış hileli oynamaya başladım"ama tabi pek eğlenceli olduğu söylenemez"
  Vakit öldürmeye birebir! Biraz oyun içinde bahsedeyim bilmeyenler varsa:)
Kooperatif kurulup birçok insandan yardım isteyebiliyorsunuz , pazar standından istediğiniz herhangi bir ürünü satabiliyor, aynı şekilde diğer üyelerin sattığı ürünlerden alabiliyorsunuz.:) sonrada etkinlikler oluyor. Onları tamamlamak içinde tabii arkadaşlarınızla iyi bir yardımlaşma yapmanız gerekiyor.:) zevkli:)
  Şiddetle tavsiye ederim:)))
Şuradan indirebilirsiniz:)"Farmville"
"D" biraz yarım kaldı ama sığmadı.:)
🤓🤓🤓

Çarşamba, Ocak 24, 2018



Gözlüklü ve Lensli

Yaklaşık 7 sene gözlük kullandım. Hayatımda hiç sevmediğim ama bana çok faydası olan bir yardımcı oldu. 7 sene boyunca her türlü gözlük çeşidini kullandım. pembe çerçevelisinden üst çerçeveli, çerçevesiz ,kemik çerçeve her türlüsü...
   Ama tabi en kemik çerçevelisi hoşuma gitti hem kullanışlı hemde kırılma oranı düşüktü.biri siyah çerçeveliydi, diğer çerçeveli olan gözlüğümde koyu mordu.
İlk gözlüğümü tecrübesizlikten ve çocuk olduğum için aldığım günden 1 hafta önce kulpunu çıkarttım,camını kırdım. böyle böyle öğrendim gözlük kullanmayı yada alışmaya mecbur kaldım.
  Bu 7 senelik serüvende internet üzerinden göz egzersizlerini denedim. yarım bırakıp devam etmedim.  Göz masajları ile uğraştım .ama pek bi faydasını göremedim. istikrarlı devam etmediğimden olsa gerek.
   Saçma saçma sorularla zamanım geçti. örneğin "gece gözlükle mi yatıyorsun?"
"Gözlüğümü taktıklarında ayy! gözlerin çok bozukmuş nasıl görüyorsun bunlarla demeleri"ve daha niceleri:))
   Ama yılmadım dayandım:))))
Eşarp kullanmaya başladığım zamanlar çok zorlanmıştım. Bambaşka bir insan olmuştum. Ama onada alıştık şükür:)
Ama bir gün doktora gittiğimde yıllardır kullandığım gözlüğüme bir günde son vereceğim aklımın ucundan bile geçmezdi. Ama oldu doktorun tavsiyesi üzerine lense geçiş yaptım. içimde rahat değildi çünkü hiç araştırma yapmamıştım.

İyimi kötümü bilmiyordum. ilk defa bir doktordan duydum biraz şüphe etmedim değil.
Ama öyle ikna edici konuştu ki ona gelen hastalarının lens kullanarak gözleri iyileşmiş. Birazda boş bulundum ,galiba.
Neyse aldık, bakalım eve geldik ,ama büyük bir korku var. hemen internetten araştırma yaptım. biraz pişmanlık birazda heves vardı içimde sonra düzenli bir lens takma çıkarma rutinim oldu. Birazda pimpirik bir kişiliğim var. 2 saat lensi ışığa tutup üzerinde tüyler varmı yokmu bakardım . Sonra ellerimi birkaç defa üzerinde selpak kalıntıları vardır diye yıkardım, ama sonrasında onada alıştık artık.:))
  Şimdilerde kirpik dibi iltihabı oluştu gözlerimde gereken ilaçları kullandım iyileşir gibi oldu,ama sonra tekrar meydana geldiler. Dualarınızı eksik etmeyinde hayırlısıyla kurtulayım. Ama geçmezmiş diye biliyorum ama dua her şeyin anahtarıdır.:)
  Galiba lens kutularımla bir koleksiyonum olacak her defasında lens kabım oluyor,eskilerini de atmadım,
Öyle duruyorlar dolabımda.:)
  Gözlüğümü de özlemiyor değilim, alışmışım. Bi eksiklik vardı bende, son gözlüğümü atmadım. O gözlüğüme de lens numaralarımla aynı numarada cam taktıracağım, evde gözlük   modu ,dışarıda lens moduna girecem.:)
Normalde öyleymiş zaten.
Gözlüğümden de ayrılamadım, aramızda tuhaf bir bağ var.:) sevmiyorum. ama onsuzda olmuyor gibi:)))
Sizinle paylaşmak istedim.:) buraya kadar sabırla okuduysanız bir avuç dolusu sevgiler ve  teşekkürler:)

Çarşamba, Ocak 17, 2018

~ okyanuslara her yıl yaklaşık 8 milyon ton plastik atık atılıyor:(
Bu güzelliği bozmak çok kötü çokk:(

~ Kartalların gözlerinde 2 adet retina vardır. Ve 300 derecelik bir görme açısı var. Gizlenmiş avlarını çok uzaktan ayırt edebilecek kadar da keskin bir görüşü vardır.
Harika değil mi?

~ Endonezya'nın Jawa bölgesinde siyah renkli bir horoz vardır. Diğer horozlardan ayırt edilebilmesi sadece dış kısmı değil aynı zamanda bütün organlarının da siyah olmasıdır.


~ Filler sırtlarındaki kat kat derilerini sivrisinekleri öldürmek için kullanıyorlar.

~ Deve kuşunun gözü beyninden daha büyüktür.
Gözleri böyleyse beyni??

~ Gergedanlar 4 tondan daha fazla ağırlığa sahip olabilen gergedanlar , fillerden sonra en iri hayvanlardır.
Her şeyin ufağı daha tatlıdır. Ama birgün o da büyüyecek:)

~ İnsanın kalça kemiği betondan sağlamdır.

~ Üzerinde en çok göl bulunan ülke Kanada'dır.


Salı, Ocak 09, 2018

-EBU DERDA İLE ÖMER' İN ARASINDA GEÇEN BİR HİKAYE-

Ömer (r.a) şam'a gittiği zaman Ebu derda'nın evine kapıyı açık, evin içini karanlık ve Ebu derda'ın çıplak yer üzerine uzanıp devesinin palanını kendine yastık ve ince bir şalı da yorgan yaptığını görünce aralarında şöyle bir konuşma geçmişti:

Ömer:
- Allah senden razı olsun. kendine niçin bu kadar sıkıntı veriyorsun? ben sana yeterince maaş vermiyor muyum?

Ebu derda:

- Rasulüllah (s.a.v) bize buyurduğu hadisi hatırlamıyor musun?

Ömer:

- hangi hadisi?

Ebu derda:

- herhangi birinizin dünya varlığı bir yolcunun azığı kadar olsun, hadisi.

Ömer:

- evet.

Ebu derda:

- ondan sonra biz neler yaptık; ya ömer!
bunun üzerine ömer ve ebu derda sabaha kadar ağlaştılar.

Perşembe, Ocak 04, 2018


dünyanın en uzun sakallı insanı sakalına ayağını basarak ölmüş"vahim durum"

cipslerin %90'ı "s" harfiyle bitiyor. "S" harfi Açlık hissini tetikliyor" belki biliyordunuz ama bir daha hatırlatmak istedim"

● Bir insanın ortalama aklından 3000 düşünce geçer"bu kesin doğrudur"

● Dünyada ilk kalorifer tesisatı döşenen sarayı ishak paşa sarayıdır.

● 1895 yılında amerika'nın ohia eyaletinde sadece 2 araba vardı ve bunlar çarpıştılar"nasıl olduysa artık"

● dünya'da içinde bakteri veya organizma bulunmayan su ZEMZEM suyudur.

● Çam ağaçları her 100 yılda bir çiçek açar"

● Dünyanın en küçük kuşu "mellisuga helenae" arı sinek kuşu 1.8gr ağırlığında boncuktan daha minik 1260 defa çarpan bir kalbi varmış:)"ibretlik"

● dünyada sadece 1000 tane olan markhor keçisi" boynuzları harika!"