Cuma, Aralık 29, 2017

Osmanlı 'dan bir gün


Osmanlı denince aklımıza ne geliyor ?
Ne hissediyoruz ? İçimizden ne söylemek geliyor ? 

  Yaşamak! dibine kadar osmanlıyı yaşamak isterdim. Osmanlıda doğmak ve yaşamak osmanlı denince sadece bu geliyor benim aklım,  nedenmi?

Bu yazıyı okuduktan sonra gözlerinizi kapatın ve hayal alemine dalın, ve hissedin.
Göz kapaklarını kapatınca bir sokakta buluyorsun kendini,  sabah namazı için camiye gidip daha sonra birbirleriyle selamlaştıktan sonra birer birer dükkanlarını açan tevazu sahibi esnaflar ile dolu, ahşaptan küçük bir o kadarda güzel görünen evler var etrafında Ve saygılı insanlar
Birbirleri için yardım etmeyi bir heyecanla yapan hâlim sahibi insanlar
Kötülüğün bir saniye bile barınmadığı korkmadan her bir insana güven duyarak geçebileceğin sokaklar.

Çiçeklerin en değer verildiği ve anlam yüklendiği zamandasın. Evlerin pencerelerine baktığınızda kimin evinde hasta kimin evinde bekar kız olduğunu anlayabileceğin sarı ve kırmızı çiçekler ve diğer anlamlı çiçekler ile dolu penceler var karşında.
Yürüyorsun, Ahşap evin önünden geçiyorken kapısında küçük ve büyük tokmakların olduğunu fark ediyorsun. Büyük tokmak erkeğin küçük tokmak kadının habercisidir. Şaşırıyorsun. Ne büyük incelik...

Yürümeye devam ediyorsun. Muhabbetleri hep hak olan ilim sahibi dedelerin oturduğu bir meclise denk geliyorsun şuurlanıp devam ediyorsun yürümeye... hemen yanında ilim fışkıran nurlu küçük yüzleri görüyorsun. Koşuşturuyorlar karşında, çocukların  "göz bebeği" misali gibi korunduğu zamandasın. Güven duyuyorsun her adımında..
Yürümeye devam, yine yerden bir evin önünden geçerken seni bir kimse davet ediyor. tanımıyorsun ama misafir olmanı itiyor davet ediyor seni evine,
İçeriye giriyorsun, ve seni selamlayan insanlar var karşında biri daha var ama o da misafir gibi size kahve ve su uzatıyor evin sahibi, yanındaki misafir önce suyu alıyor, sessizce kalkıyor ev sahibi sofra kurup size ikram ediyor. Bilmiyorsun ki önce suyu alman aç olduğun anlamını veriyor ev sahibine,
Hafif bir tebessüm alıveriyor yüzün mutlu oluyorsun ve çıkıyorsun evden ,

sokaklar hafif kararmış ama korku yok içinde güvenle yürüyorsun . Sokaklarda bir ses duyuyorsun . Seni huzura götüren ama birde bakmışsın etrafında hiçkimse kalmamış, aceleyle bütün meşguliyetlerini bir kenara bırakıp caminin yolunu tutan insanlar, seni şaşırtan asıl dükkanlarının kapılarını yarı açık bırakıp gitmeleriydi. Güven ve huzur içinde sokaktan çıkıyorsun. İşte evet ben tam böyle bir sokakta yaşamak istiyorum...

14 yorum:

  1. :) Hayal gibi geliyor şimdi değil mi? Ama bir zamanlar yaşanmış.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru söylediniz yaşanmış ve bize hayal gibi geliyor. Ama hayal etmesi bile çok güzel:))
      Yorumunuz için teşekkürler

      Sil
  2. O güven duygusu bir daha gelemeyecek herhalde. Para para para her şey çünkü şimdilerde...
    Yaşamış gibi oldum okurken, ne güzel yazmışsın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet maalesef herşey para oldu:)
      Teşekkürler;)

      Sil
  3. Ne güzel. Bizim hayalimiz ceddimizin hatıraları..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim:)

      Sil
  4. Ne çok isterdim o devirde bir gün geçirmeyi..hoş öyle bir imkan olsa geri dönmek zaten zor olurdu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru:))
      2 yorumun içinde çok teşekkür ederim. :)))

      Sil
  5. güzel hayaller,beğendim..🙂

    YanıtlaSil
  6. Ahh kim o zamanda olmak istemez ki 😀

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi?
      Yorumunuz için Teşekkür ederim:)

      Sil
  7. ay ben de istiyoruuum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haha hepimiz istiyoruz :))
      Teşekkürler

      Sil

Yorumlarınız ilgiyle okunuyor...